GELECEK PARTİSİ'NDEN TEMİZ SİYASET AÇIKLAMASI

POLİTİKA
25-05-2021 17:51   Güncelleme : 25-05-2021 17:52
Google News

Son haftalarda yaşadığımız ve her gün daha da vahim bir hal alan gelişmeler karşısında Gelecek Partisi kadroları olarak bugün aziz ülkemizin her bir köşesinde Genel Başkanımızın haftalık konuşmasında yaptığı çağrıya uyarak eşzamanlı “Temiz Siyaset” hareketi başlatıldı.

GELECEK PARTİSİ'NDEN TEMİZ SİYASET AÇIKLAMASI

GELECEK PARTİSİ'NDEN TEMİZ SİYASET AÇIKLAMASI

GAZİANTEP

Son haftalarda yaşadığımız ve her gün daha da vahim bir hal alan gelişmeler karşısında Gelecek Partisi kadroları olarak bugün aziz ülkemizin her bir köşesinde Genel Başkanımızın haftalık konuşmasında yaptığı çağrıya uyarak eşzamanlı “Temiz Siyaset” hareketi başlatıldı.

Gelecek Partisi Gaziantep İl Başkanı Bekir Öztekin, eş zamanlı Türkiye genelinde başlatılan ‘Temiz Siyaset’ açıklamasında, “Hatırlanacağı gibi, 15 Şubat 2021 tarihinde kamuoyu ile paylaştığımız Temiz Siyaset Belgemizde bugün ülkede gittikçe derinleşen bir “otoriter yolsuzluk düzeninin” sistematik bir nitelik kazandığını ifade etmiş ve iktidar başta olmak üzere bütün siyasi partileri ve sivil toplumu bu yozlaşmaya karşı harekete geçmeye çağırmıştık. Son yaşanan gelişmeler ve ortaya atılan iddialar bu otoriter yolsuzluk düzeninin mafyatik ilişkilerle desteklenen ve derinleşen çehresini açık bir şekilde gözler önüne sermiştir. Siyasi ahlak ve şeffaflık yasası temelinde temiz siyaset reformunu gerçekleştirmek için harekete geçen seçilmiş son başbakanımıza karşı gerçekleştirilen parti-içi kumpasın ve darbenin arka planı ve aktörlerinin kim oldukları bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır. Düşük profilli devlet makamları ile ehliyet ve liyakatın yok edildiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ürünü olan mekanizmalar bugünkü çürümüşlüğün, yozlaşmanın ve yolsuzluğun zeminini hazırlamıştır. Bizlerin hukuk devleti ve sosyal adalet yolunda gösterdiğimiz cansiperane çabalara rağmen bugün gelinen nokta 28 Şubat ve 27 Nisan vesayetçilerine ve 15 Temmuz cuntacılarına teslim olmayan Türkiye’nin kaderinin 1990’ların karanlık aktörlerine, mafyatik ilişkilerine, insanların malına mülküne çöken bürokratik oligarşi unsurlarına teslim edilmiş olmasıdır. Bu sürecin en hazin yönü, bu vahim iddialar karşısında başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidar cihetinin kabullenici sessizliğidir. Sayın Cumhurbaşkanına tekrar çağrıda bulunuyoruz: eğer iddialar doğru değilse çıkın ve sorumluluk üstlenerek en yakın çalışma arkadaşlarınızı delillerle savunun; eğer bu iddialar doğruysa hukuk devletinin gerektirdiği adımları atın” dedi.

Haber Merkezi