BEKİR ŞEN “'TES'TİNİN İÇİNDE NE VARSA DIŞARIYA O SIZAR”

YEREL
04-07-2021 12:35   Güncelleme : 04-07-2021 12:36
Google News

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Kilis il Başkanı Bekir Şen son yapılan İlksan seçimleri hakkında konuştu.

BEKİR ŞEN “'TES'TİNİN İÇİNDE NE VARSA DIŞARIYA O SIZAR”

BEKİR ŞEN “'TES'TİNİN İÇİNDE NE VARSA DIŞARIYA O SIZAR”

KİLİS

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Kilis il Başkanı Bekir Şen son yapılan İlksan seçimleri hakkında konuştu.

Bekir Şen yaptığı açıklamada

“Üslubu beyan ayniyle insan, demiş eskiler. Üslup kişinin ta kendisidir.

Bir insanın kişiliği, karakteri, hayata ve insanlara bakışı, tarzı, değerleri, düşüncesine; düşünceleri de üslubuna yansır. Çünkü insan, dilinin altında gizlidir. Bundandır ki, dizginlenmeyen dil, bela getirir.

Anadolu'da, söylenecek sözün yerinin, zamanının ve söylenme biçiminin ne kadar farklı sonuçlar doğuracağını anlatan  çok güzel bir söz vardır:

"Oha var öküz durdurur, oha var zelve kırdırır"

Biz de bu düstur doğrultusunda bir kez daha üslubunca anlatacağız. 

Gülüp geçmek de bir seçenek elbette. Daha doğrusu her zaman bir seçenekti. Ama durum gittikçe patolojik bir problem haline geliyor. Sadra şifa niyetine birkaç cümle kurmakta fayda var. En azından temsil ettikleri kitleye izahat yapma adına.

İlksan seçimleri münasebetiyle seçimden iki hafta sonra sendikamıza sataşan "i'zan yoksunu" ayarı ve asabı bozuk sözde sendikacıya izahatımızdır.

Birincisi: İlksan sendika demek değildir; sendika ilksan demek değildir. Yani sendika ayrı ilksan ayrıdır!

İkincisi:İlksan üyelerinin hepsi sendika üyesi değildir. Hatta ciddi bir oranda sendikasız İlksan üyesi bulunmaktadır.

Ayrıca seçime katılım oranı üye sayısına göre oldukça düşük düzeydedir.

Üçüncüsü; seçim sürecindeki bütün iftira ve karalama kampanyalarına rağmen seçim demokratik kültüre uygun bir ortamda gerçekleştirilmiştir. Katılım sağlayan bütün üyelere teşekkür ederken, süreci seviyeli bir şekilde yürüten bütün adayları tebrik ederiz.

Dördüncüsü :

Seçim, Türkiye Genelinde sendikamız üyesi ilçe delegelerinin çoğunluğu sağlaması  ile neticelenmiştir.(Son durum: İhtilaflı yerler hariç toplam il delegesi Türkiye geneli  EBS üyesi  590 tes 512 bkz. tablo)

Beşincisi: Seçim, üyelerinin hak ve menfaatlerini sağlamaktan uzaklaşarak türlü dolaplar peşinde koşan iflas sandığına karşı değişim iradesi yumruğunun masaya vurulması ile neticelenmiş; sandık yönetimine, değil o kadar eğitim calisanının emeğinin, iki keçinin bile emanet edilemeyeceği tescillenmiştir.

Bir eğitim sendikası temsilcisinin eğitime muhtaç üslubuna gelince;

Bizim nazarımızda  sendikal mücadelede birinci öncelik, bir çalışanın her şeyden önce sendikalı olmasıdır. Meşru ve legal zemindeki her yapılanma demokratik zeminin önemli bir parçasıdır. Bu noktadan sonra sendikalar birbirlerini, olaylara ve olgulara tavır alma, bakış açısı, toplu sözleşme, ideolojik zeminler vs. üzerinden eleştirebilir, burada da sorun yok. Fakat aynı öğretmen odasını, aynı mahalleyi, aynı şehiri ve kere şeyden önce aynı toprakları paylaşan insanların arasına husumet yerleştirmeye çalışmak, bir eğitimcinin değil, olsa olsa düşmanlıktan nemalanan arızalı bir ruh halinin göstergesi olabilir.

Bir gün olsun sendikacılık yapmadan, sorumluluk almadan,  nobran üslubunuzla nefret yayarak, ideoloji pazarlayarak, kendi sığ sularınızda polemik arayarak, yetersizliğinizi de yaygara yaparak örttüğünüzü sanıyorsunuz.

Hiçbir şey üretmeden, dedikodu yalan iftira üzerinden Türkiye'ni en büyük sendikasına saldırıp muhatap alınmayı umarak, onun üzerinden önem devşirmeye çalıştığınızı herkes biliyor. Bağırdıkça sesiniz kısılıyor. Ciddiymiş gibi göründükçe komikleştiğinizi fark etmiyor olamazsınız. 

İletişim çağındayız, her şey milletin gözünün önünde cereyan ediyor. Millet adına kritik dönemlerde adres kaydı bulunamayan, risk zamanı konjonktürel olmayı kâr sayan, sahne önünde başkasına gülücük atıp sahne arkasında başkasının ipine tutunanların  sadakat/samimiyet testinden sınıfta kaldığını herkes biliyor.

Gerçek şu ki,  insanların kişilik haklarına saygı duymayan, kendinden olmayan herkese hakaret etmeyi kendine hak olarak gören ilkel zihniyet, yeryüzünde hiç kimsenin hiçbir hakkını savunamaz.

Seçim sonucuna dair kahve ağzıyla verilen beyanat, en başta temsil ettiklerini söyledikleri kitleyi ve süreci olgunlukla yürüten adayları ciddiye almamaktır.

Bir hafta sonu, sandığa gelen üyelere ve süreci kazasız belasız yürüten adaylara ve görevlilere teşekkür edip sonra da kazananları tebrik etmek çok mu zordu. Medeni bir hareket olmaz mıydı.

Biz de ne diyoruz değil mi? Kime ne öneriyoruz?

Ezcümle;

Sayıklama ile gerçekleri, hakaret ile beyanatı, rekabet ile düşmanlığı, eğitimci ile ucuz kabadayıyı, yancılarınızla bizi karıştırmayın.  

Yüksek voltaj çarpabilir” dedi.

Haber Merkezi